

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), lojistik sektörünün geleceğini şekillendiren kritik başlıkları bilimsel ve çok paydaşlı bir yaklaşımla ele aldı. Türkiye’den ve Avrupa’dan önemli üniversitelerin akademisyenleri ile sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda; sektörün karşı karşıya olduğu yapısal ve küresel meseleler, fırsatlar ve yeni trendler ortak akıl çerçevesinde değerlendirildi. Toplantı sonrasında “İş Birliği ve Ortak Hareket İçin Ortak Çağrı Bildirisi” imzalandı.
UND’nin organizasyonunda 16 Ocak’ta Sürmeli Otel’de gerçekleştirilen toplantıda; yapay zekâ, çevre ve sürdürülebilirlik, teknoloji, küresel riskler ve ticari engeller gibi lojistik sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir gelişimini doğrudan etkileyen temel alanlara odaklanıldı. Akademi, kamu, özel sektör ve sivil toplumun bir araya geldiği çalıştayda, sektörün bugünü ve yarınına yönelik yol haritası ele alındı.
Toplantıya UND İstişare Konseyi Başkanı Çetin Nuhoğlu’nun yanı sıra; İstanbul Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Karlsruhe Institute of Technology, German Aerospace Center (DLR), BSEC, TOBBUND, Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB), BSEC-URTA, TİSK, , MÜSİAD, İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Rusya Ticaret Ataşeliği temsilcileri katıldı.
“İkinci bir gezegenimiz yok”
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Yücel Candemir, sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekerek, “İkinci bir gezegenimiz yok, ona sahip çıkmak zorundayız. Küreselleşme ve ülkeler arası bağlılık artarak devam edecek. Ancak geçmişe bakarak geleceği öngörme yeteneğimiz hızla azalıyor. Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu inşa etmektir. Geleceğin neye benzeyeceğini değil, nasıl olması gerektiğini tasarlayalım" dedi.

“Geleceği öngöremiyorsak, ona hazırlanmalıyız”
Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Ülengin ise belirsizlik ortamında hazırlıklı olmanın önemini vurgulayarak, bunun eğitim, araştırma ve endüstrinin birlikte hareket etmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Ülengin, sektörün güçlü yönlerini stratejik konum ve geniş paydaş ağı olarak tanımlarken; uluslararası iş birlikleri ve çok paydaşlı projeleri fırsat, iş birliği kültürünün zayıflığı ve bürokrasiyi ise geliştirilmesi gereken alanlar olarak değerlendirdi.
“Altıncı dalga: sürdürülebilirlik ve yapay zekâ”

“Uzun vadeli vizyon şart”
Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) - Ulaşım Araştırmaları Enstitüsü, Pazar Analizi, Pazar Tasarımı ve İnovasyon Stratejileri Grup Lideri, Dr. Daniel Weiss, dünyada sürdürülebilirlik ve yapay zekâ merkezli yeni bir döneme girildiğini belirterek, “Asıl mesele bu dönüşümün olup olmayacağı değil, nasıl yönetileceğidir. Doğru strateji ve vizyonla bu süreç riskten çok fırsata dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesi’nden (KIT) Prof. Dr. Werner Rothengather ise gelecekteki büyük dönüşüm süreçlerinin nasıl yönetileceğine odaklanarak, genç neslin bu değişime hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Rothengather, sürdürülebilir büyüme, doğal güvenliğin korunması ve ekonomik verimliliğin artırılmasının 30–50 yıllık uzun vadeli bir perspektif gerektirdiğini, bu vizyonun günlük kararlarla uyumlu hale getirilmesinin ise en büyük zorluk olduğunu vurguladı.

Bölgesel iş birliklerine vurgu
BSEC Büyükelçisi Dimitrios Rallis, Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi bölgesel platformların ekonomik entegrasyon, ticaret ve ulaştırma–lojistik bağlantılarını güçlendirdiğini belirterek, günümüzün ekonomik ve jeopolitik koşullarında bu tür çok taraflı iş birliklerinin her zamankinden daha kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Görünenin Ötesini Görmek: Ortak Akıl ve Birlikte Hareket Etme Zorunluluğu
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen tartışma bölümünde katılımcılar, sektörün geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önemine ve gelecek kuşaklara etkisine vurgu yapan TOBBUND Yönetim Kurulu Başkanı Halim Mete, uzmanlar, iş dünyası, karar alıcılar ve gençlerin birlikte harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Herkes görmek istediğini görüyor; asıl büyük sorun ise çoğu zaman görülemeyenlerde” ifadeleriyle ortak aklın önemine dikkat çekti.
Toplantı sonrasında “İş Birliği ve Ortak Hareket İçin Ortak Çağrı Bildirisi” imzalandı
UND İstişare Konseyi Başkanı Çetin Nuhoğlu, “İş Birliği ve Ortak Hareket İçin Ortak Çağrı Bildirisi” imzalanmadan önce kapsamlı bir konuşma yaptı. Nuhoğlu, dört saatlik yoğun çalıştayın ortaya koyduğu iradenin, toplantı süresinin çok ötesine taşan kalıcı bir etki yaratacağını vurguladı. Ortaya konan iradenin daha geniş kitlelere aktarılacağını ifade eden Nuhoğlu, “Bu taahhüdü hem şahsım, hem UND, hem de şirketim adına imzalamaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi.




İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK HAREKET İÇİN ORTAK ÇAĞRI BİLDİRİSİ
Neden örgütlü bir şekilde harekete geçme misyonunu üstleniyoruz ve ne için?
Misyonumuz, dünyanın bir kez daha zorlu ve yıkıcı bir dönüşüm dönemine gireceği gerçeğine uzanan, bilinmeyene doğru metaforik bir yolculuğa dayanmaktadır. Bu dönüşümün bir bedeli olacaktır ve bu bedeli ne kadar iyi algılayabilirsek, o ölçüde hazırlıklı olabiliriz. Başka bir ifadeyle, kendi yeni paradigmalarını beraberinde getiren yeni bir çağ yaklaşmaktadır ve mevcut hâkim paradigmalarla bu yeni dönemi öngörmemiz mümkün değildir.
Böylesi bir çıkmazda, gelecekte bizi nelerin beklediğini öngörebilmemizi sağlayacak yegâne yol eğitimdir. Girişimimizin temel ve öncelikli aracı da bu anlayışa dayanmaktadır.
Nihai hedefimiz bütüncül bir yaklaşımın en doğru yöntem olduğu yönünde olsa da, pratik gerekçelerle başlangıç noktamızı “Ulaştırma ve Lojistikte Gelecek İçin Eğitim” olarak belirlemeyi planlıyoruz.
Bu metni imzalayan bizler; gerek bu girişim kapsamında gerekse başka platformlarda, yaklaşmakta olan ölümcül tehditler karşısında gezegenimizi korumaya yönelik iş birliği ve ortak çalışmayı hedefleyen her türlü çabaya bağlı kalacağımızı ve destek vereceğimizi taahhüt ederiz. Bunu, en kıymetlilerimiz olan çocuklarımızın geleceği adına yapıyoruz.