MESAJ - Uluslararası Nakliyeciler Derneği
Kapıkule (TR)
05.12.2020
İHRACAT
2 KM
İTHALAT
5 KM
AKARYAKIT
4.110 TL
Hamzabeyli (TR)
05.12.2020
İHRACAT
15 KM
İTHALAT
0 KM
AKARYAKIT
4.100 TL
Ipsala (TR)
05.12.2020
İHRACAT
3 KM
İTHALAT
3 KM
AKARYAKIT
4.110 TL
Gürbulak (TR)
05.12.2020
İHRACAT
1 KM
İTHALAT
0 KM
AKARYAKIT
-0 TL
Habur (TR)
05.12.2020
İHRACAT
1 KM
İTHALAT
0 KM
Sarp (TR)
05.12.2020
İHRACAT
7 KM
İTHALAT
12 KM
Maribor (SLO)
05.12.2020
İHRACAT
0 KM
İTHALAT
0 KM
Kalotina (BG)
05.12.2020
İHRACAT
2 KM
İTHALAT
2 KM
Batrovci (SRB)
05.12.2020
İHRACAT
1 KM
İTHALAT
1 KM
BAŞKANIN MESAJI
Değerli Dostlarım

Uluslararası karayolu taşımacıları olarak ülke ticaretini taşırken, 40 yıldır sırtımıza zorla konmuş yükleri de taşıyoruz. Bunlar geçiş kotaları, engeller ve vizelerdir. Bu sorunlar her ne kadar taşımacıların sorunu olarak görülse de üreticimizden ihracatçımıza tüm ülke insanımızın sorunudur. Çünkü bu engeller ticaretin gelişimine engellerken ülkeye daha fazla gelir para girişini azaltmaktadır. Bu örülmüş duvar nedeniyle, ülkemiz ve ekonomimiz her yıl milyarlarca dolar kaybı oluşmaktadır. Şimdi bu duvarı yıkın diyoruz ve Aralık ayında yapılacak Türkiye-AB Zirvesi’nden gelecek güzel haberleri bekliyoruz.

Avrupa her gün yüz milyonlarca euro değerinde mal ihraç ediyor ve yüz milyonlarca daha fazlasını ithal ediyor. Avrupa, dünyanın en büyük mamul mal ve hizmet ihracatçısı ve kendisi de yaklaşık 80 ülke için en büyük ihracat pazarı. Avrupa Birliği üyeleri, dünya ithalat ve ihracatının yüzde 16'sını oluşturuyor. Bu devasa pazarın kesintisiz beslenmesi gerekiyor. Ayrıca artan ticaret savaşlarında AB’nin kendine avantaj yaratması gerekiyor. Bu noktada Türkiye en cazip ülke ve onlar da bunun farkında. Orta Doğu’dan Afrika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya ülkemiz stratejik bir öneme sahip. Aynı şekilde enerji koridorları anlamında da ülkemizin sunacağı fırsatlar var. Özetle zirveye elimizde önemli kozlarla gidiyoruz.  Gücümüzün farkında olur, dersimize iyi çalışır ve bu kozları iyi oynarsak zirveden elimiz dolu geleceğimizden kuşkumuz yok. Özellikle ülkemize yıllarca haksız olarak uygulanan transit kotalarının kaldırılması ve sürücü vizeleri sorununu Aralık ayında çözmeliyiz. Bütün ülke vatandaşlarına vize serbestisinin verilmesi pek mümkün görünmese de iş adamlarımıza ve Tır sürücülerimize vize muafiyeti sağlarsak büyük bir kazanım elde etmiş olacağız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği (AB) ile vize muafiyeti sağlanması için yapılan çalışmaların hızlandırılması talimatını verdi. Vize serbestisinin elde edilmesi için gerekli çalımalar yapılacak ve bu hakkı elde edeceğiz. Tabi işin siyasi boyutunu ayrı tutarak söylüyorum. Ancak burada sektörümüze yani Tır sürücülerine uygulanan vizelere ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü Tır sürücüleri ticarete konu olan ürünleri taşımaktadır ve sürücülere vize uygulandığında malların serbest dolaşımı engellenmektedir. Schengen El Kitabı’nda da bu ifade edilmektir. Burada, “Türkiye’de yerleşik olan ve Türkiye’de yerleşik bir işletme adına hizmet sunmak üzere bir üye ülkeye taşıma yapan Türk vatandaşlarının, ilgili üye ülkenin 12 Eylül 1963 tarihli AET ve Türkiye Ortak Anlaşması’nın 23 Kasım 1970 tarihinde imzalanmış olan Katma Protokolü’nün imza tarihinde vize uygulamıyor olması halinde, bahse konu ülkeye girişte vize zorunluluğu yoktur” deniliyor. Dünya Bankası raporunun 203’üncü maddesinde de sürücülere uygulanan vize kısıtlamalarının ve 90 gün kalış sürelerinin Gümrük Birliği kurallarını ihlal eden bir engelleme olduğu belirtiliyor.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda ise AB-Türkiye ticaretini artıracak adımların atılması gerekiyor. Özellikle transit geçişlerin serbestleştirilmesi için bütün gücümüzle mücadele etmeliyiz. Kotalar yüzünden lojistik firmalarımız her yıl yapabileceği milyarlarca dolar hizmet ihracatını yapamamaktadır. Transit geçiş serbestleştiğinde, firmalarımız halihazırda Gümrük Birliği ile hak etmiş oldukları transit geçiş haklarını geri kazanmak için uğraşmak yerine, gereksiz ek maliyetlerden kurtularak daha yüksek getirileri olan üçüncü ülke taşımalarını artırmak için çaba harcayabilecektir. Bu sayede nakliyecilerimizin rekabetçiliği artacak, bu da ülkemiz ihracatçısının rekabetçiliğini artıracaktır. 2021-2023 yılını kapsayan Yeni Ekonomik Program’ı açıklayan Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, “Salgın sonrası küresel tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları fırsata dönüştürerek ülkemizi üretim ve yatırımda küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atacağız. Bu kapsamda yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli uygulayacağız” dedi. İhracatımızı artırmak, küresel tedarik zincirinde önemli bir noktaya gelmek istiyorsak, transit geçiş sorunun ve vize sorununu çözmeliyiz. Aralık ayında güzel haberler alacağımıza inanıyoruz… 

 

Saygı ve Sevgilerimle


Ö. Çetin Nuhoğlu
UND Yönetim Kurulu Başkanı

Kasım 2020