
Değerli Dostlarım,
Lojistik, yalnızca yük taşımak değil; ülkelerin ekonomik gücünü, ihracat kapasitesini ve küresel rekabetçiliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldi. Güçlü bir lojistik sektörü olmayan ülkelerin küresel ticarette sürdürülebilir bir başarı yakalaması mümkün değildir.
Türkiye, sahip olduğu coğrafi avantaj, gelişmiş taşımacılık altyapısı, deneyimli insan kaynağı ve güçlü uluslararası karayolu taşımacılığı sektörüyle bu yeni dönemin en önemli aktörlerinden biri olmaya adaydır. Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Körfez ülkelerini birbirine bağlayan eşsiz konumumuz, önümüzde büyük fırsatlar açmaktadır. Ancak fırsatlar kadar rekabetin de büyüdüğünü görmek zorundayız.
Bugün Suriye, Irak, Gürcistan ve Kuzey Makedonya gibi ülkeler, lojistik altyapılarını geliştirerek uluslararası taşımacılıkta daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor. Avrupa'da ise geçmişte ağırlıklı olarak devlet şirketleriyle taşımacılık yapan Bulgaristan, Macaristan ve Romanya gibi ülkeler, bugün kendi lojistik sektörlerini büyütmek ve uluslararası pazardan daha fazla pay almak için yoğun yatırımlar gerçekleştiriyor. Kısacası, yarının rekabeti bugünden şekilleniyor.
Bizim de bu değişime aynı hızla ayak uydurmamız, hatta öncülük etmemiz gerekiyor.
Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörümüz bugüne kadar Türkiye'nin ihracat başarısının en güçlü taşıyıcılarından biri olmuştur. Ülkemizin dünyanın dört bir yanındaki pazarlara ulaşmasında, üretimin kesintisiz devam etmesinde ve dış ticaretimizin büyümesinde sektörümüz kritik bir sorumluluk üstlenmektedir. Bugün ihracatçımızın rekabet gücü ile taşımacımızın rekabet gücü birbirinden ayrı düşünülemez.
Artık hedefimiz yalnızca Türkiye'nin ihracat yükünü taşımak olmamalıdır.
Türk taşımacılık sektörü, üçüncü ülkeler arasında gerçekleştirilen uluslararası taşımalardan çok daha fazla pay alabilecek bilgiye, tecrübeye ve operasyonel kabiliyete sahiptir. Küresel lojistik pazarındaki büyümeden daha fazla pay almak, Türk lojistik markalarını uluslararası arenada daha güçlü hale getirmek ve Türkiye'yi bölgesel bir lojistik üs konumuna taşımak, öncelikli hedefimizdir.
Bunun için yeni iş modellerini geliştirmeliyiz. Biz de transit taşımaların ve üçüncü ülke taşımalarının önündeki engellerin kaldırılması için var gücümüzle çalışıyoruz.
Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörümüz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye ekonomisinin büyümesine, ihracatımızın artmasına ve ülkemizin küresel ticarette daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlamaya devam edecektir.
Bizler de UND olarak sektörümüzün rekabet gücünü artıracak her adımın takipçisi olmayı, üyelerimizin önünü açacak politikaların geliştirilmesi için çalışmayı ve Türkiye'nin lojistikte bölgesel değil, küresel bir güç olması adına kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğiz.
Saygılarımla
Şerafettin ARAS
UND Yönetim Kurulu Başkanı
Temmuz 2026