

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) öncülüğünde bir araya gelen Türkiye’nin önde gelen lojistik ve taşımacılık sivil toplum kuruluşları, Schengen bölgesinde uygulanan 90/180 gün kalış kuralının ve sınır kapılarında 16 kilometreyi bulan TIR kuyruklarının uluslararası ticarete vurduğu darbeyi ortak bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Avrupa'ya yönelik taşımacılıkta artarak devam eden vize kısıtlamaları ve sınır kapısı kuyrukları, Türk lojistik sektörünün taşıma kapasitesini durma noktasına getiriyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ev sahipliğinde 22 Ekim tarihinde dernek merkezinde düzenlenen toplantıyla, Schengen bölgesindeki 90/180 gün kuralının yarattığı mağduriyetler ve sınır kapılarındaki uzun beklemeler Avrupa Birliği gündemine taşındı.
Toplantıya; UND Başkanı Şerafettin Aras, İkinci Başkan Ergun Bilen, Başkan Yardımcısı Yusuf İlboğa, Yüksek Haysiyet Divanı Üyesi Ahmet Yayman ve Yönetim Kurulu Üyesi Ferhan Demirel'in yanı sıra, UTİKAD Başkan Yardımcısı Yüksel Kahraman, END Başkanı Erdoğan Bağlar, AND Başkanı Salih Kodaman, LİKİTDER Genel Sekreteri Ayhan Özekin, GAİD Başkan Yardımcısı Gökhan İskender, TÜMKONDER Başkanı İsmet Atalay ve DEİK İş Konseyi Başkanı Fatih Şener katılım sağladı.
"Bekleyen Yalnızca TIR’lar Değil, Türkiye'nin İhracatı ve Avrupa'nın Üretimidir"
Sektör temsilcileri adına açıklamalarda bulunan UND Başkanı Şerafettin Aras, sahadan gelen güncel verilerin tablonun vahametini ortaya koyduğunu vurguladı. Bazı Avrupa sınır kapılarında TIR kuyruklarının 16 kilometreye ulaştığını ve bekleme sürelerinin 6-7 günü bulduğunu belirten Aras, “Bekleyen yalnızca TIR’lar değildir. Türkiye’nin ihracatıdır, Avrupa’nın üretimidir. Siparişini bekleyen alıcı, ürüne ulaşmayı bekleyen vatandaştır. Günlerce ailesinden uzakta, aracında yaşamak zorunda kalan sürücüdür. Bu tablonun bedelini ne yazık ki insanlar ödemektedir” dedi.
Kuyrukta Geçen Günler Vizeden Düşüyor, Ticaret Darbe Alıyor
Sürücülerin sınır kapılarında, tamamen kendi kontrolleri dışında geçirdikleri 6-7 günlük bekleme sürelerinin Schengen kalış süresinden (90 gün) düşüldüğüne dikkat çekilen toplantıda, bu durumun ticaretin önünde aşılmaz bir engele dönüştüğü ifade edildi. Yükleme ve boşaltma gecikmelerinin de aynı süreyi tükettiği, böylece sürücünün bir sonraki seferleri için kullanabileceği günlerin haksız yere azaldığı vurgulandı.
Aras, “TIR sürücüsü turist değildir. Profesyonel sürücüler Avrupa’ya tatil için gitmiyor; fabrikaların üretimini, işletmelerin tedarikini ve ticaretin devamlılığını sağlıyor. Türkiye ve Avrupa’nın ticaretini taşıyan sürücülere, mesleklerine uygun ayrı bir vize ve kalış rejimi acilen sağlanmalıdır” çağrısında bulundu.

"Türkiye ve Avrupa'nın Ticareti Birbirine Bağlıdır"
Basın toplantısında, Aras, Türkiye'den yola çıkan bir TIR'ın aynı zamanda Avrupa'da yerleşik bir üreticinin yükünü taşıdığı hatırlattı. Sınırdaki bekleyişlerin yalnızca Türk ihracatçısının maliyetini artırmakla kalmadığını; aynı zamanda Avrupalı alıcının üretim planlarını aksattığı, artan lojistik maliyetlerinin ise doğrudan Avrupalı tüketiciye enflasyon olarak yansıdığı belirterek şunları söyledi:
“Avrupa'ya açıkça sesleniyoruz: Biz sizin ürettiğiniz araçları satın alıyor, sanayinize ve istihdamınıza katkı sağlıyoruz. Sizin araçlarınızla, sizin Türkiye'deki yatırımlarınızın ürettiği malları yine sizin fabrikanıza ve tüketicinize taşıyoruz. Avrupa'daki sürücü açığı da ortadadır. IRU'nun 2026'da yayımladığı araştırmaya göre Avrupa'da yaklaşık 502 bin TIR sürücüsü pozisyonu doldurulamıyor ve 2030'a kadar yaklaşık 660 bin 500 sürücünün emekli olması bekleniyor. Avrupa sürücü ararken çalışan Türk sürücüsünün sınırdan geri çevrilmesi, mevcut sürücü krizini ağırlaştırmakta ve tedarik zincirini aksatmaktadır.”

Avrupa Birliği Kurumlarına ve Üye Ülkelere Acil Çözüm Çağrısı
Sektörün çatı kuruluşları, bir yandan ticareti geliştirme hedefleri konulurken diğer yandan yüklerin günlerce kapılarda bekletilmesinin büyük bir çelişki olduğunu vurgulayarak, Avrupa Birliği kurumlarını somut adımlar atmaya davet etti:
Sivil toplum kuruluşları, toplantıyı şu ortak mesajla noktaladı: "Kilometrelerce kuyruk ortak ekonomik kayıptır. Günlerce bekleyiş, ticaretten ve insan hayatından çalınan zamandır. Türkiye ve Avrupa’nın ticareti daha fazla bekleyemez. STK’lar olarak bu engellerin kaldırılması için çözüm talebimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."