19 Kasım tarihinde İstanbul’da Logitrans 2014 Fuarı’nda gerçekleştiren ADR Konferansı’nda ADR ile birçok konu ele alandı. Kamuoyunun gündeminden düşmeyen ADR, fuarda düzenlenen konferansla enine boyuna tartışıldı. ADR yönetmeliğinin uygulanmaya başlanmasının ardından gelinen süreç kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa TREDER Genel Sekreteri Ayhan Eryazar, UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Alper Özel, Alışan Lojistik Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, TSE Ulaşım Ve Lojistik Sistemleri Merkezi Başkanlığı Tehlikeli Madde ve Kombine Taşımacılık Müdürü Özlem Gümrah ve moderatör olarak Maya Yayın Grubu sahibi Vahit Mahmatlı katıldı.
Seminere katılan İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Alper
Özel: ADR’de eğitimler çok eskiye dayanıyor
ADR sözleşmesinde eğitim, teknik standart ve denetim olmak üzere üç önemli sac ayağının olduğundan bahseden Alper Özel, Türkiye’de sac ayağının oturtulduğundan bahsetti. ADR’de eğitimin çok eskilere dayandığını söyleyen Özel, bunun başlangıç hikayesini şöyle anlattı: “1979 yılında İspanya’da bir tanker sürücüsü kamping alanında geçerken kaza geçiriyor. Patlama sonrasında sürücü, 200 kişinin ölmesine 300 kişinin de yaralamasında sebebiyet veriyor. Bunun üzerine sürücülere de eğitim verilmesi kararı alınıyor.” Türkiye tehlikeli madde konusunda çok da geri bir ülke olmadığına da dikkat çeken Özel, “1950’li yılında limanlarda tehlikeli maddelerin elleçlenmesi ile ilgili yönetmelik var. 1976 li tehlikeli madde karayolu taşımacılığı yönetmeliğimiz yayınlandı.” şeklinde konuştu. Türkiye’nin yola erken başlamasına karşın yapısal dönüşümde yükümlülüklerini yerine getirmediğine dikkat çeken Özel, yakın zamanda bunun da yapılabileceğine işaret etti.
"Transit Bir Hak Mıdır Yoksa Tehdit Unsuru Mu?”
UND İcra Kurulu Başkan yardımcısı Alper Özel'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Türkiye’nin Dış Ticaret Lojistiğinde Riskler ve Fırsatlar değerlendirildi.
21 kasım tarihinde İstanbul’da Logitrans 2014 Fuarı’nda gerçekleştiren ve konuşmacıların, Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Uzmanı Dr. Tolga Tuncer, Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Uzmanı Çiğdem Koşan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri Mustafa Mente, AB Uzmanı Can Baydarol gibi önemli isimlerden oluştuğu panelde sektör temsilcileri ve Bolu Abant İzzet Baysal Lojistik Bölümü öğrencileri de hazır bulundu. Panel’de Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Uzmanı Dr. Tolga Tuncer, ‘transit serbestisi’ konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Tuncer, transit serbestisi bir hak mıdır, tehdit midir sorusunun uluslararası taşımalarda sıklıkla gündeme geldiğini belirterek, “Transit serbestisi bir haktır” dedi. Tuncer, transit serbestisi konusunun uluslararası hukuk boyutu ve dünya ticaret örgütü bağlamında iki şekilde ele alınması gerektiğini belirterek dünyadan bu konularla ilgili çeşitli örnekler verdi. 1900’lü yılların başında ‘Milletler Cemiyeti’nin kurulmasında bile transit serbestisine vurgu yapıldığını ifade eden Tuncer, taraf ülkelerin birbirlerine transit serbestisi sağlaması gerektiğini ve bu hükmün kanun olarak güvence altına alındığını söyledi. 1964 New York Sözleşmesi’ne ve Barselona Konvansiyonu’na da atıfta bulunan Tuncer, uluslararası sözleşmelerde transit serbestinin bir hak olduğunun teyit edildiğini ifade etti. Dünya Ticaret Örgütü’nün uygulamaları paralelinde 1947’de GATT’ın 5. Maddesi’nin transit serbestisini düzenlediğini söyledi. Son olarak Tuncer, ‘DTÖ, taraf ülkelerinin birbirlerine transit serbestisi sağlayacak’ maddesi ile transit serbestisinin sadece mallar için transit serbestisi olmadığını, malları taşıyan araçlar için de bu durumun geçerli olduğunu sözlerine ekledi.
“Karayolu ile ilgili bir şey almadan eve dönmeyin!”
Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Uzmanı Çiğdem Koşan, ’Uluslararası Hizmet Ticareti Anlaşma Müzakereleri’ konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Koşan, mal ihracat ederken hizmet ithal edilmemesi gerektiğini ifade ederek transit serbestisi konusunda mallar kadar bu malları taşıyan araçların da bu anlaşma müzakereleri kapsamında olduğunun altını çizdi. Ekonomi Bakanlığı olarak bu konuları yakından takip ettiklerini ifade eden Koşan, eşit koşullarda rekabetin olabilmesi için engellemelerin, kotaların, geçiş ücretlerinin vs. ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Bu konularla ilgili Ekonomi Bakanı’na da bir sunum yaptığını ifade eden Koşan, Ekonomi Bakanı’nın “Karayolu ile bir şey almadan eve dönmeyin!” dediğini belirtti. Konuyla ilgili olarak Koşan son olarak AB’nin transit konularında bir bütün içerisinde değil tek tek, ülke ülke müzakere ettiğini ve bu durumun da bir kaos ortamı yarattığının altını çizdi. Panelde, Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri Mustafa Mente, “2023 İhracat Hedeflerinde Lojistik Hizmetlerinden Beklentiler” konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Mente, TİM olarak uluslararası taşımacılık konusunda UND ile birlikte çok önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, kotaların, vizelerin, geçiş ücretlerinin ve çeşitli engellemelerin ticarete zarar verdiğini ifade etti. Mente, malların serbest dolaşmadığı bir ortamda bu engellemelerin aslında tüketiciye yapılan bir haksızlık olduğunu söyledi. Mente, Türkiye’nin 2023 ihracat hedefleri doğrultusunda 500 milyar dolarlık bir rakamı kendine hedef seçtiğini ve bunun da lojistik ile gerçekleştirilebileceğini belirtti. Panelde AB Uzmanı Can Baydarol, “18. Yılında Gümrük Birliği Bir Başarı Hikayesi (mi?)” konulu bir sunum yaptı. Baydarol, “Geçen sene Zafer Çağlayan bakanımız iken ‘Gümrük Birliğinden çıkalım’ demişti. Ben de sayın bakanımıza cevaben ‘girmediğiniz yerden çıkamazsınız ki’ demiştim. Türkiye’nin Gümrük Birliği serüveni çok farklı bir konu” dedi. Hak ve yükümlülüklerin birbirine girdiğini ifade eden Baydarol, Türkiye-Gümrük Birliği konularının çok teknik bir konu olduğunu da ifade etti. Gelinen noktada Gümrük Birliği’nin Türkiye açısından son derece kısıtlayıcı, engelleyici olduğunu ifade eden Baydarol, Kıbrıs meselesinin de bu konuda bir siyasi mesele olarak karşımıza çıktığını ifade etti. Baydarol 1960’lı yıllardaki mantıkla Gümrük Birliği’nin günümüz için yorumlanamayacağını da ifade etti.
