Başkan'ın Mesajı

Değerli Dostlarım
 
İhracatçılarımız, “yüklerimiz nasıl olsa taşınır” demek yerine, “nasıl taşınır” sorusunu kendine sormalıdır. Her zaman söylediğimiz gibi bir ürünün rekabetçiliğini belirleyen en önemli faktörlerin başında lojistik gelmektedir. Üretilen bir ürünün, uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için; kalitesi ve fiyatı kadar, uluslararası pazarlara ulaşma hızı ile devamlığının olması çok önemlidir. İhracatçı firmalarımız, nasıl olsa taşınır mantığıyla hareket ettiklerinde kendilerini büyük bir riske atmaktadırlar ve şirketlerinin geleceğiyle kumar oynamaktadırlar.
 
Ekonomik dinamikler sürekli gelişmekte ve firmalar da günün şartlarına göre kendi pozisyonlarını belirlemektedirler. Amaç daha fazla kazanmak olduğu için piyasaya göre hareket etmektedirler. İhracatçı firma ürettiği ve teslimat için söz verdiği bir urunu; aynı sure, fiyat ve kalitede taşıtmak istediğinde; bunların birinin veya hiç birinin olmadığı bir durumla karşı karşıya kalacaktır. Firma böyle bir durumda kaldığında ya ürünü istediği zamanda teslim edemeyecek ya da daha fazla ücret ödemek zorunda kalacaktır. Lojistiğini planlamayan, iş süreçlerini lojistik süreçlere entegre edemeyen firmaların gelecekte çok zor durumlarda kalacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. 
 
Bugün uluslararası ticaret yapan firmalarımızın şapkalarını önlerine koyup bir kez daha düşünmeleri, kendilerine en doğru yol arkadaşını bulup beraber çalışmaları gerekiyor. Dünyanın en büyük ekonomilerine, bu ülkelerin uluslararası pazarlardaki markalarına ve bu markaların çalıştıkları lojistik firmalara bakın. Bu başarının altında büyük bir stratejik işbirliğinin olduğunu göreceksiniz. Bugün Alman bir şirket bir ülkede iş yapıyorsa kendi lojistik firmasıyla çalışmayı tercih ediyor. Çünkü bu sayede her türlü zorluğa karşı çözüm üretebileceğini ve daha rekabetçi olabileceğini biliyor.
 
Lojistik hizmet firmaların rekabet gücünü belirler derken, bunu fiyat olarak anlayıp “Daha ucuza taşıtırsam daha rekabetçi olurum” mantığıyla hareket etmek, ticaretin gerçekleriyle ters düşmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Lojistik ve taşımacılık bir ürünü iki nokta arasında götürmenin çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Biz hep ticaretin hızlanmasından bahsediyoruz. Evet, doğru ticaret hızlanıyor ama aynı zamanda beklentiler de sürekli büyüyor. Yani müşteri ürünü isterken, hızı kadar; doğru zamanda, doğru koşullarda ve öngörülebilir bir planlama dâhilinde kendisine teslim edilmesini istiyor ve bunun daha sonraki seferlerde de aynı şekilde olmasını bekliyor. Tüm bu gerçekler uluslararası ticaret yapan firmaların; kendisiyle aynı düşünen, kendisini anlayan, kendisiyle birlikte büyüyecek ve yol alacak lojistik firmasıyla çalışmasını şart kılıyor.
 
Tabi lojistik sektörünün firmalara katacağı sadece bunlarla sınırlı değil. Lojistik firması büyüyüp, geliştikçe ve hizmet sahasını genişlettikçe, uluslararası eşya taşımacılığı hakkında çok daha fazla bilgiye sahip olmaktadır. Ticarette öne çıkan ürünler, bu ürünlerin hangi pazarlarda rağbet gördüğü, ürün fiyatlarının ne olduğu, hangi ürünün hangi ülkede satılabileceği gibi çok stratejik ve önemli bilgilere sahip olmaktadır. Özetle en iyi pazar bilgisi ancak lojistik firmalarından alınabilir.

Cümleye başladığım gibi bitirmek istiyorum: “İhracatçılarımız, yüklerimiz nasıl olsa taşınır” demek yerine, “nasıl taşınır?” sorusunu kendine sormalılar ve lojistik partnerlerini buna göre seçmeliler.
 
Saygı ve Sevgilerimle

Ö. Çetin Nuhoğlu
UND Yönetim Kurulu Başkanı
Eylül 2019